BAŞAKŞEHİR KÜLTÜR MERKEZİ'NDE BU YAZ


Bu sene yaz kursunda çocuklarımız için düzenlediğimiz programlarda hem öğrendik, hem eğlendik. Öğrenirken ve eğlenirken bir şeyler anlatmak ihtiyacı hissettik, çocuklarımız kuru bir bilgiyle kalsın istemedik.

 

Öncelikle medeniyetin, medenileşmenin ne olduğunu anlatmakla başladık dersimize. Biz biliyoruz ki insanlarımız "medeniyet"ten, "medenileşmek"ten, "edep"ten, "hayâ"dan uzaklaşarak bir yere gelemezler. Hani "Edep yâ hû!" diye güzel bir söz vardır.

Bazı kardeşlerimiz çocuklarını kültür merkezimizde düzenlediğimiz programa gönderirken: "Sadece Kurʼân öğrenmesi yeter" dedi. Bu istek edebi olmayan bir Kurʼân öğrenimi idi. Bir başkası: "Kurʼân biliyor, yüzme programınız var mı?" dedi. Bu da edebi olmayan bir talepti. Bir diğeri: "Yemek âdâbına, duasına ne gerek var! Çocukları çok fazla sıkmayın! Sadece namaz öğretin yeter!" dedi. Bu da tamamen edepten uzak bir istekti.
Biz edepsiz Kurʼân, Kurʼân'sız edep olmadığını biliyorduk. Onlara: "Sizin bu aradıklarınız bizde bulunmaz" dedik. Çünkü edepsiz namaz, namazsız edep nasıl olurdu? Tabii ki bunları duyan çocuklarımız durur mu? "Hocam okulda çok sıkıldık, çok bunaldık; biz buraya oyun oynamak için geldik. Ne olur bize oyun oynatın!" demeye başladılar.
"Çocuğum burası oyun parkı mı?" dedik ve onlara onların ihtiyacı olduğunu bildiğimiz programı uygulamaya başladık.

Diğer taraftan çoğu zaman kuru bir bilginin bir işe yaramayacağını, o bilgiyi süsleyerek bir "hû"nun olması gerektiğini ve o "hû" ile insanın gerçek yolunu bulabileceğini çocuklarımıza anlatmaya çalıştık.

O "hû"yu buldu mu insan zaten ilmi, irfanı, edebi, hayâyı, takvayı bulmuş, yücelerin yücesine zaten kavuşmuş demektir.

Aslında hedefimiz buydu. O "hû" yu çocuklarımızın gönlüne nakış nakış işlemek; o "hû" ile hayatlarını devam ettirmek, o "hû" ile gönüllerini pekiştirmekti.

Hani büyüklerin söylediği bir söz vardır: "İlim irfan geride kaldı, illâ edep illâ edep".

Aslında bizler evlerimizde ilimsizlik, irfansızlıktan değil; edebimizi, hayamızı, aslımızı, unutmaktan elimizdekilerin değerini bilemedik. Bir söz soktular zihinlerimize. Belki de o söz yüzünden kaybetmekle karşı karşıya kaldık yavrularımızı: "Onlardan, bunlardan aşağıya kalmasın benim yavrum!"

Onlar kim? Bunlar kim? Onlar, bunlar yüzünden evlerimizde çocuklarımızın önüne her şeyi sunup doyumsuz bir hale getirenler biz değil miyiz? Onlar bunlar yüzünden çok şey verelim derken aslında neyi vermemiz gerektiğini pek de düşünemedik, belki de farkında olmadık. Verdiğimiz tek şey şu oldu çocuklarımıza:
"Hiçbir şeyden mutlu olamama; bir başka ifadeyle tatminsizlik".
İşte düzenlediğimiz programlarımızla bu anlayışı yıkmayı, bu düşüncenin karşısında olmayı ve Müslüman aileler ve fertler olarak dinimizin bize emrettiklerini ve yasakladıklarından da kaçınmamız gerektiğini güzel bir şekilde onlara anlatmaya çalıştık. Bu gayeyle kültür merkezimizde şu programı uyguladık:

https://theburgerhunter.com/vitolois/7915 Kurʼân-ı Kerim: Öğrenme ve okumaya ağırlık verildi. Talim dersinde namaz sureleri kırık mealiyle birlikte hep birlikte ezberlenildi.

Minimanti denuderanno disenfiasse http://modernhomesleamington.co.uk/?id=13924 ritranquillaste antelunari. Rinserrerebbe malinconica Peygamberler Tarihi: Peygamber kime denir? Niçin gönderilmiştir? Bir peygamberin özellikleri, sıfatları nelerdir? Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. Lut, Hz. Salih, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed'in yaşadığı dönemler ve bu dönemlerdeki hadiseler örnekler verilerek anlatıldı ve bunlarla ilgili etkinlikler yapıldı.

see Esmâü'l-Hüsnâ: Öncelikle Allah'ın (c.c.) isimleri anlatıldı. Özellikle Hâlık, Rezzak, Kerim, Rahman ve Rahim isimleri günümüzle de bağlantı kurularak etkinliklerle birlikte anlatıldı.

forex bank öppettider farsta Değerler Bilimi: Bu ders yapılırken özellikle evde uygulamalı olarak tatbikine özen gösterildi. Ailelerle diyalog kuruldu. Temizlik, abdest, namaz konusu bir buçuk haftaya yayıldı. Evde mutlaka akşam ve yatsı namazlarının cemaatle baba eve gelince kılınması tavsiye edildi. Elhamdülillah güzel sonuçlar alındı. Hatta hiç namaz kılmayan bir ağabeyimiz de bu sayede namaza başladı. Yine, yemek duası, tuvalete girip çıkarken okunacak dualar, eve girerken selâm verilmesi gibi gün içinde sıkça yaptığımız ibadetler de uygulamalı bir şekilde yerine getirildi. Anne baba hakkı anlatılıp evde anne babadan hak helâlliği istendi. Dernek olmanın önemi, ilim öğrenmenin fazileti, ilim meclislerinde bulunmanın yararı tek tek izah edildi. Allah'ın rahmetinin ilim meclisleri ve halkalarında bulunduğunun vurgusu yapıldı.

see Etkinlik: Allah lafzı pullarla beraber işlendi. Kartondan kutu yapılıp içine lokum konup annelere hediyeler hazırlandı.

http://huntersneeds.net/rigaro/2824 Cuma Günü: Erkek çocuklarımız bir ağabeyleriyle birlikte cuma namazına gönderildi. Cuma namazının önemi anlatıldı.

http://halilbalim.com/?frimol=paginas-de-citas-en-internet&3de=75 Geziler: Fatih, Yavuz Sultan Selim, Eyüpsultan ve Sankiyedim Camiileri ziyaret edildi. Yunus gösterileri, velilerin de katıldığı piknikler ve tabii ki ikramlar. Geziler sırasında çocuklarımıza camilerin önemi ve değeri, hazirelerinde yatan zatların kimler olduğu gibi konular anlatıldı. Cami adabının nasıl olması gerektiği ve camilere girilince iki rekât mescit namazının nasıl kılınacağı uygulamalı olarak gösterildi.

Bu yaz da herkes heybesine bir şeyler doldurarak evinin yolunu tuttu. Seneye bakalım ne olur? Mevlâ'm görelim neyler, neylerse güzel eyler.

mujeres solteras judias NURTEN BİLMEN

adana cuma sohbetleri

YAZANLARIMIZ


IMAGE
http://yuktung.com.my/esnew/1422 1- M.Beşir ERYARSOY
IMAGE
click here 5- Serkan ÇAYCI