MEŞRU YOLUMUZ

follow Hz.Peygamber(sas) batılı batılla kaldırmak için gönderilmedi. Adem(a.s) başlıyan tevhit mücadelesi aynı metodla diğer cağlarda devam etti. Bu Peygammberler zincirinin en son halkası olan tüm alemlere gönderilmiş olan son örnek son model eksik kalmış evin son tulası olarak yerine aldı ve gelen vahyi en güzel bir şekide yaydı Hz.Muhammed(s.a.v) siretine baktığımızda nubuvvet haliyeti ruhiyesi cok iyi analiz etmemiz gerekmektedir. Arap yarım adasında başlıyan mücadele Peygamber(a.s)'ın sabit duruşu, dinde herhangi bir taviz vermeyerek istikamet üzere devam etmesi almamız gereken en güzel metoddur. Nitekim yüce Allah(c.c) da bu metodu, bu yolu devam etmesini istemiş ve bizim önümüze bir şablun olarak çıkarmıştır. Ayeti celile'de "Sen gönderilen Peygamberlerdesin ve dosdoğru bir yol üzeresin"(Ya-sin 3-4) buyurarak onun yolu doğru olandır denmektedir. Yine Allah Resulu(s.a.v) bir rivayetinde "Eline bir deynek alarak düz bir çizgi çizer, sonra düz çizginin yanlarına da çapraz çizdi atar ve sonra şöyle der: Bu düz cizgi doğru yolunuzdur sonra derki. Yan a giden yollara şeytan sizi cekmek ister"buyuruyor.

click İnsanlar genel olarak kendisinin doğru olduğunu bu doğru çizgi üzerinde istikamet ettiğini zanneder.
Şeytan ise mesaisinin büyük bir bölümünün bu kişilere ayırır. Ayette söylediği gibi "Senin doğru yolun üzerine
oturacak sağlarından,sollarından,ünlerinden ve arkalarından yanaşacağım çoğunu şükredici
bulamayacaksın"buyuruyor.

http://pandjrecords.com/cache/news.php?z3=UjhUZTlWLnBocA== Yüce Allah'ın kelamı "Onların çoğu Allah'a şirk koşmaksızın iman etmezler" (Yusuf 106) buyurulu yor.
Yüce Allah, imanın ocağını ama hak ile batılın karıştığı, şirkin bulaştığı bir imanı kabul etmeyeceğini bildiriyor.

see İnsanlar İslam şemsiyesi altında ilerlerken gerek zamanın şartları gerek nefsi istekler bu tevhit çizgisinden çıkmaya itmiştir.Peygamberi bir metodu bırakıp dinde sentez (ek yapmak) gibi veya analizlere ayırtıp (dinden kırpmak) gibi bir çok yol deneyerek ve haddini aşıp yaptıklarına meşruluk kazandırmak için dini kullanıp istedikleri makamlara gelmek istemektedir.
Dinimiz İslam ruhsata izin vermiştir.Bu Ammar bin Yasir(ra) üzerine inen ayetle sabittir.Ancak bu mücadele içerisinde bir gedik açmış ve büyüdükçe büyümeye devam etmektedir.Sistemi meşru kılmak, geleceğimiz zaman adaleti getireceğiz diye Hz.Ömer'in adaletini örnek vermek gerçektende dini bilmemek demektir.Başta söylediğimiz gibi meşru bir yola gayri meşru bir yolla gidilemez.Aynı içkiyle tedavi olmadığı gibi.Laik bir devletin içinde adil olmak ancak sistemin işine yarar.Hz.Ömer(ra) laik bir sistemin içinde değil İslam devleti içinde adalet sağladı.
Peygamber(as)bir bölgenin adamı olmak mevcut bir sistemin lideri olmak isteseydi Arabistan buna çok müsaitti.Faaliyet sahası oldukça genişti. Eğer Hz.Muhammed(sas)böyle bir iddiada bulunsaydı, Kureyş ve diğer Arap kabilelerini bir bayrak altında toplayarak kuvvarli bir Arap birliği kurabilir ve bu birliğin kumanda mevkiine geçe bilirdi.Şüphesiz açılan bu bayrağın altında ilk toplananlar Ebu cehil ve Utbe gibi insanlar olurdu.Utbe bin Rebia vasıtasıyla "Eğer reislik istiyorsan bütün bayraklarımızı sana açalım ölünceye kadar başımızda reis kal" demişlerdi.Eğer Hz.Muhammed(sas) böyle bir teklifi kabul etseydi Arap süvarileriyle İran devletini yıkarak mazlum Arap devletini zafere ulaştırıldı.Yine Habeş ve Yemen'e saldırarak bu komşuları yeni doğan Arap birliğine bağlayabilirdi.Şu gerçektir ki Hz.Muhammed(sas) batılı batılla kaldırmak ve kavmiyetçilik için gönderilmedi.O(sas)insanları kula kulluktan kurtarıp tek bir Allah'a(cc) yönelmek, insanlık alemini dünya sıkıntılarından çekerek dünya ve ahi ret saadetine çıkarmaktı ve le ilahe illallahı yeryüzünde hakim kılmaktı.Allah(cc) zafer nasip etti ve fethi gerçekleştirdi.

http://jwsmith.net/?piderees=turismo-gay-para-solteros&e4a=69 SERDAR GÜRBEY

etxcapital