DEMOKRASİ VE SORUNLAR

DEMOKRASİ HANGİ SORUNLARI ÇÖZER. YA DA NE ZAMAN ÇÖZECEK:

Gerçekten merak ediyorum? Yaklaşık 100 yıldır bu ülkede öyle ya da böyle demokrasi var. Ne şekilde getirdikleri ya da nasıl geldiği önemli değil. Şu anda konumuz bu da değil.
Şimdi sorulması gereken soru şu. Demokrasi gelmezden evvelki sorunlarla geldikten sonraki sorunlar aynı ise: Demek ki demokrasi bir işe yaramamış. Ama öyle değil. Gelmeden önce olan sorunlar yok denecek kadar azken, geldikten sonra devasa sorunlar ortaya çıktı. Bu sorunlar saymakla bitmez. Lakin sadece bir kaçına değinmekte yarar var. Mesela: Ekonomik sorunlar: Osmanlının son zamanlarından bu yana devam etmektedir. Öyle ki; Osmanlının son zamanlarında Yahudilerden borç alınmasıyla başlayan faiz ve borçluluk hala devam etmektedir. Bazıları diyecek ki; Efendim ımf’e olan burcumuz bitmiştir. Doğrudur: Ama borç sadece ımf’le sınırlı değil ki. Demokrasi mesela bunu halledemedi. Ya da demokrasi bu iş için değildi. Birisi çıkıp bunu diyebilir. Ya demokrasinin işi gücü kalmadı da senin ekonominle mi uğraşsın? Onu sen kendin halledeceksin diyebilirler. Ama demokrasiyi anlatanlar ya da getirenler hiç öyle demiyorlar. Her derde deva bir ilaç gibi sunuluyor bizlere. Her neyse; Eğitim sistemini düzeltti mi? Ona da evet diyemiyoruz. Osmanlının son döneminde yetişen ilim ve fikir adamı sayısı da son 90 yılı belki beş’e on’a katlar. Ve dahası var. Her yıl değiştirilen ve arap saçına dönen bir eğitim sistemiyle yetişen insanların geldiği seviye ve durum ortada sanırım. Ülkesinin hayrına olacak ne varsa karşı çıkıyorlar. Efendim köprü yapılmasın, hava limanı hemen durdurulsun, kanal açılmasın, avm açılmasın vs. Başka bir ülkede bunları asla duyamazsınız. Ama burada normal şeyler bunlar artık. Demek ki her derde deva demokrasi bunu da halledememiş.
Başka bir noktaya daha değinelim: Mesela demokrasi denilen illet şey; Ekonomiye karışmaz, eğitime karışmaz, hayat şartlarını daha iyileştirmez, insanları mutlu etmez “küçük bir elit kesim hariç”, açlığa ve sefalete çare bulamaz. Bilakis getirildiği yerlere huzur ve mutluluk getir(e)mediği, hiçbir sıkıntıyı gider(e)mediği, hiçbir derde deva ol(a)madığı gibi; Açlık, sefalet, yoksulluk, savaş, iç karışıklık ve asırlardır kardeş olan halkları bile birbirine düşman yapmıştır. Demokrasinin olduğu her yerde maalesef kan ve gözyaşı vardır. Bu hal uzun yıllardır böyledir ve eğer insanımız bunun farkına varmazsa böyle devam edecektir.
Hal böyleyken birileri çıkıp ta hala demokrasinin bu sorunları çözememesinin nedenini; İnsanların demokrasiyi anla(ya)maması, demokrasi terbiyesiyle yetiş(e)memiş olması, demokratik telakkilere aykırı hareket etmesi olarak görebilir. Adam demokrasiye öylesine inanmış öylesine göbekten bağlı ki: “Bu ülkede demokrasi terbiyesi demokratik olgunluk hak ve adalet anlayışı galip gelecektir. Eninde sonunda yanlış yapanlar bir fatura ödeyecek. Sağlıklı demokrasinin kapıları ardına kadar açılacaktır”. Diyebiliyor.
Rabbimde şöyle buyuruyor: “Kim İslam’dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecektir”.
Biz: ALLAH’ın nizamı varken; Bize kan, gözyaşı ve savaştan başka bir şey getirmeyen demokrasiyi anlamamaya, demokratik terbiyeye sahip olmamaya, demokratik adaletimizin olmamasına ya da eksik olmasına razıyız. Sağlıklı demokrasi bunları getirecekse hiçbir zaman gelmesin bize. O kapılar ardına kadar açılmasın. Sürekli kapalı kalsın. Biz inanıyoruz ki: Bütün bu sorunları çözecek yegâne sistem yalnız İSLAM’dır. Kendimizi yeni sistemler arayarak ya da farklı senaryolar üreterek boş yere yormayalım.

http://blog.pinkprincess.com/?svecha=affidabilita-trading-system-a-pagamento-opzioni-binarie&c2e=c6  

http://kokiqq.net/?ruuw=price-action-strategies-for-binary-options&a7a=60