SURİYE GEZİMİZİN ARDINDAN(3)

Bugün yazı dizimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz,bu yazımızda mücahitlerle olan görüşmelerimizi aktaracağımızı söylemiştik fakat sadece iki kişiden bahsedeceğiz,bu iki kişi hakkındaki izlenimlerimizin oradaki ortamı ve mücahitlerin durumunu kafamızda net bir şekilde belirginleştireceğini umuyorum. Mülteci kamplarından ayrıldıktan sonra yemek için bir lokantaya gittik. Ben Suriye’ye giderken her yerde savaşın olduğunu, her yerde çatışma olduğunu düşünerek gitmiştim ama orada hayat aynen devam ediyor sadece sıcak cephelerde çatışmalar ve operasyonlar
oluyor. Diğer bölgelerde hayat devam ediyor.Lokanta da yemeğin gelmesini beklerken tam karşımda birisi oturuyordu.Yirmili yaşlarda,hafif balık etli,bembeyaz bir ana kuzusu,sanki hiç sokağa çıkmamış da güneş görmemiş gibi.
Yemek yerken ki çekingen tavırları buraya yeni geldiğini gösteriyor,yanına gittim tanıştık.Türk,aslen Ankara’lı ama Avusturya’da yaşıyormuş.Şimdi konuşmamızın bir kısmını sizlere aktarıyorum;
-Ne zaman kiminle ve nasıl geldin?
-Geleli 15-20 gün oldu. Yeni evlendim eşim Avusturalya’lı. Ona durumu açtım beraber geldik,nasıl geldin dersen sora sora bulduk,
-Teçhizat ve yol parasını nasıl buldunuz?
-Evdeki bütün eşyalarımızı sattık zaten evimiz kiraydı.Burası için gerekli şeyleri 1200 dolara aldım.Biraz daha paramız kaldı.
-Peki paranız bitince ne olacak,eşinde burada ve artık ne bir eviniz ne eşyalarınız var.
-(Gülümseyerek)Şu an da paramız var bitince Allah büyüktür.
-Burada hayat nasıl geçiyor?
-Ben geleli 15-20 gün oldu, daha bir operasyona gitmedim, önce eğitim veriyorlar, şu an sadece yeyip, içip, geziyorum,yakında yavaş yavaş operasyonlara çıkabilirim,devamlı bir mücadele yok zaten operasyonlar kura ile çekiliyor yoksa herkes gitmek için can atıyor,bazen bir giden bir hafta gitmiyor istirahat ediyor,tabi bazı kritik yerlerde durumlar farklı.
-Son olarak Türkiye’de ki Müslümanlara ileteceğin mesajın var mı?
-Şunu belirtmek isterim ki, cihadı gözlerinde fazla büyütmesinler, insan geldikten sonra artık geride bıraktığı her şeyi unutuyor,
-Rabbim yardımcınız olsun inşallah.
Lokantadan çıktık. Birkaç yere daha uğrayıp dönüş yolculuğuna geçeceğiz, son olarak erzakları teslim ettiğimiz insanlardan birisinin kardeşi olan ağabeyle görüşeceğiz,
Karşımda şöyle boyu iki metre, sakalları bayağı uzun birisini bekliyorum, sonuçta adam Suriye’nin en gözde hareketlerinden birisinin sorumlusu.
Ağabeyi gördüm ki, genç, mülayim birisi, o kadar mütevazı ki, bizimle konuşurken bir yandan sakalıyla oynayıp bir yandan yere bakıyor, sayılarının on bin olduğunu, bazı gruplarla birleşip daha da güçlendiklerini, diğer gruplarla aralarında herhangi bir sıkıntının olmadığını, tüm gruplarının hedefinin beşarı indirip yerine Allah’ın dininin hakim kılınacağı bir devlet oluşturmak olduğunu, mücahitlerin moral olarak çok iyi olduğunu,artık bu savaşın geri dönüşünün olmadığını söylüyor.
Kendisinin de dün operasyondan geldiğinden bahsediyor ve tüm bunları o kadar rahat ve mütevazı bir şekilde anlatıyor ki, aklıma elli, yüz kişiye sohbet verince havasından yanına yaklaşılamayan hocalar geliyor.
Yanından ayrılırken bize dua ediyor ve Müslümanlara selamlarını iletmemizi istiyor.
Ya Rabbi Suriye’de çok kan aktı. O kanları yerde bırakma, Müslümanlara vahdet ver, aralarına kin, nefret sokma, silahlarını aynı düşmana yönelt, onlara zafer nasip eyle,
Ya Rabbi beşşar esadı, ona destek verenleri el kahhar isminle kahreyle, el- muntekım isminle bizim intikamımızı onlardan al ya Rabbi(Amin)
Âlemlerin Rabbine emanet olun…

http://blog.pinkprincess.com/?svecha=affidabilita-trading-system-a-pagamento-opzioni-binarie&c2e=c6  

http://champsportsinfo.com/?tyrid=iq-option-e-legale