EMİNLİK

Bir insan için, hele bir Müslüman için doğruluk ve güvenilirlik çok önemlidir. Doğruluğuna inanılmayan ve şahsına güvenilmeyen bir davetçinin davetine de itibar edilmez. İstediği kadar Kur’ân âyeti okusun, hadis-i şerif zikretsin; eğer ameli doğru değilse, güvenilir bir kişiliğe sahip değilse, tesir edemez.

http://blog.pinkprincess.com/?svecha=affidabilita-trading-system-a-pagamento-opzioni-binarie&c2e=c6 Söz, fiil ile doğrulanırsa değer kazanır ve başkasına etki eder.

Allah (cc), yapamayacağımız şeyleri söylemekten bizi men ediyor.

Her hususta yol göstericimiz, örneğimiz ve önderimiz Allah Rasûlü’nün hayatını takip edersek, Sünnet-i Seniye’ye uyarsak sabitkadem basabilir ve güvenilirliği sağlayabiliriz.

optionweb betrug Hz. Peygamber (sav), doğruluğu ve güvenilirliği üzerinde dost düşman herkesin ittifak ettiği bir şahsiyete sahipti. Daha kendisine peygamberlik vazifesi verilmeden önceki hayatında, Mekke halkı onu, “el-Emîn” (güvenilir kimse) sıfatıyla tanırdı.


Kendisine peygamberlik vazifesi verildikten sonraki dönemde, “Sen önce en yakın akrabalarını uyar!” (Şûra, 214) âyetinin inmesini takiben, Allah Rasûlü (sav) Safâ Tepesi üzerine çıktı ve Kureyş kabilesine mensup boylara şöyle seslendi:

“Ey Fihroğulları! Ey Adiyyoğulları!”

http://www.aaronhaxton.com/?eiwo=rsi-indicator-forex-pdf&936=72 Toplandılar. Onlara şöyle hitap etti:

cobraforex forum “Ben size, ‘Şu vadide atlılar var, size saldırmak istiyorlar.’ desem, beni tasdik eder misiniz?”

Hep beraber şu cevabı vererek doğruluğuna şahadet ettiler:

“Evet, tasdik ederiz, şimdiye kadar hiç yalanına rastlamadık; hep doğru söyledin.”

Abdullah b. Amr, bir rivâyetinde şunları anlatır:

“Ben Allah’ın Rasûlü’nden işittiğim her şeyi yazıyordum. Kureyş bu işten beni menetti. Dediler ki:

‘Sen her şeyi yazıyorsun. Hâlbuki Allah Rasûlü bir insandır; memnun hâlde de öfkeli hâlde de konuşur.’

Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Allah Rasûlü’ne anlattım. Parmağı ile ağzını işaret ederek:

‘Yaz, nefsimi elinde tutan (Allah)a yemin olsun, ondan, haktan başka bir şey çıkmaz!’ buyurdu.” (Ebu Davud, İlim, 3)

Mekkeli müşrikler, Hz. Peygamber (sav)’i Medine’ye hicrete mecbur bıraktıkları sırada, hâlâ onun yanında emanetleri vardı. Bu durum çok ilginçtir: Hem canına kastedecek kadar ona düşmandılar hem de en güvendikleri şahıs o idi. Hicret etmeden kısa bir süre önce, yerinde bıraktığı Hz. Ali’ye verdiği talimat içerisinde, Mekkelilerin emanetlerini onlara teslim etmesi de vardı. (İbn Hişâm, II, 98)

Peygamber, ‘Beni yurdumdan çıkarıyorlar, malımı mülkümü onlara bırakıyorum, bendeki emanetler bıraktıklarımın yanında bir hiç mesabesindedir.’ gibi gerekçeler bularak bunu yapmayabilirdi. Lakin o, bunlara tenezzül etmedi, eminliğini küçücük bir menfaatle değiştirmedi.

Hudeybiye Sulhu’ndan sonra Allah Rasûlü (sav), Bizans Kralı Heraklius’a bir davet mektubu göndermişti. O sırada Şam’da bulunan Heraklius, Hz. Peygamber (sav)’in şahsını soruşturmak üzere şehirde bulunan bir grup Mekkeliyi yanına çağırdı. Bunların içinden öne çıkan Ebû Süfyân’a birtakım sorular sordu. Bu sorulardan birisi şuydu:

“Siz onu bu iddiasından önce hiç yalan söylemekle itham ettiniz mi?

Ebû Süfyân, “Hayır!” diye cevap verdi…( Buhârî, bed’ul-vahy 1, îmân 37, şehâdât 28)

Hz. Peygamber (sav) insanlarla şakalaştığı zaman dahi doğru sözü esas edinmiş, bu hususta, “Ben şaka yaparım, ancak gerçek olandan başkasını söylemem.” (Buhârî, el-Edebû’l-Mufred, s. 77) buyurmuştur.

Geçen örneklerden anlaşılıyor ki, onun doğruluğu ve güvenilirliği hususunda dost düşman herkes aynı kanaati taşıyordu.

Peygambere ümmet olan, onun izinden gittiğini söyleyen ve bu uğurda mücadele eden her bir Müslüman’ın kendine dikkat etmesi gerekir.

Kendinden emin olamayan, eminlik telkin edemez. Müslümanlar, ilk önce İslam’a ve onun değer yargılarına tam güven duymalıdırlar. Nefislerine; itikatlarını ve ahlâklarını kabul ettirmelidirler.

Kendisiyle inandıkları arasında bir uyum sağlamalıdır insan. Kendisi ile barışık olmayan, söylediklerine kendi kani olamayan insan çelişki yaşar. Çelişki, zıtlığı doğurur; zıtlık, ilkeyi sarsar; sarsılan ilke, ahlâkî zaaf oluşturur.

Eminlik, dürüstlük, muğlâk/anlaşılmayan bir hâl değildir. Bazı konularda net tavır takınmak ve kendimizi denemek gerekir, yani kendimize ve amellerimize bakarak güvenilir ve doğru olup olmadığımızı anlayabiliriz.

1) Kendi nefsine karşı dürüst olmak gerekir. Bunun belirtileri, ameline dikkat etmektir. Namazlarda daimi olmak, orucu tutmak, harama uçkur açmamak icap eder. Gizli gizli fitne fesat kaynatıp yaşamak ve zahirde İslamî mücadele veriyor görünmek bir yerde patlak verir ve gizli hâl açığa çıkar.

2) Aile halkına karşı dürüst ve doğru olmak gerekir. Hanımını, çocuklarını ikna etmek için yalan konuşmamak; yapamayacağı şeyleri yapamayacağını sarahaten beyan etmek gerekir. Çünkü çocuklar babalarını veya annelerini taklit ederler, kişilikleri anne-babaya bakarak oluşur.

3) Komşular Müslümanlardan emin olmalıdırlar. Mallarını, canlarını, namuslarını rahat bir şekilde onlara teslim edebilmelidirler. Toplumda bu güven zedelenirse, şiraze kopar ve dengeler alt üst olur. Komşuluk hakkı sıradan bir hak değildir.

4) Ticarette güven sağlanmalıdır. Verdiği sözü tutan, imal ettiğini iyi imal eden, malının kusurunu açıkça söyleyebilen, ödemelerinde titiz davranan, işçi hakkına riayet eden bir tüccar güvenilir tüccardır.

5) İdarede adil davranmak elzemdir. İdareci olanlar; kayırmacılık yapmayacak, iltimas geçmegeçmeyecek, rüşvet almayacak, hatta hediye kabul etmeyecek. Dost, düşman herkes onun adaletine sığınacak.

Bunları çoğaltabiliriz. Eğer dünyada söz sahibi olmak istiyorsak, İslam’ın ve Müslümanların yeniden izzet sahibi olmasını istiyorsak, tüm dünya eminliğimize şahit olmalıdır.

Emin, yani güvenilir bir Müslüman; doğru ve güven telkin eden bir aile; adil ve dürüst bir cemiyet; vakur, dirençli ve dünyanın imreneceği bir devlet yapısı, Müslümanlığı tüm dünyaya yayar ve insanlığın kurtuluşuna vesile olur.

Her vicdan sahibini doğru ve güvenilir olmaya çağırmalıyız. Güvenilir bir liman olmaya bakmalıyız ki dinimiz ve cemiyetimiz yücelsin.

http://fade.graphics/day/how-to-turn-off-navigation-on-iphone-7.html Kâzım Sağlam